Gezi, Mimari Yapılar

Granada – Gırnata

IMAG1791-01

Kurtuba’dan hüzünle ayrıldıktan sonra Gırnata’ya vasıl olduk, pırıl pırıl düzgün kentler Allah için. Bu kentin flamenko ile de ilişkisi olduğu için hediyelik eşyalar arsında yelpazeler önemli bir yer tutuyor. Gezdiğimiz dar sokaklı çarşıda neredeyse sadece flamenko eşyaları var. Kentin katedralini de gezdik, bana etrafı daha çekici geldi. Yüzyıllarca değişmeden kalabilen eski kentler, bende saygıdeğer yaşlı insanlara karşı duyduğumuz ve insan olmak ile ilgili bütün değerleri barındıran derin hürmete benzer duygular uyandırıyor. Eski sokaklarda huşu içinde dolaşıyorum. Continue Reading

Kent ve Doğa

ÖLÜM IRMAĞININ KAYIĞINDA

2015-06-14 12.57.55

Doğduğumuz anda hakkımızda kesin olarak olarak bilinen ama yaşayabilmemiz için bilincimizden gizlenen mutlak gerçek, ölümlü olduğumuzdur. Bunu biliyormuş gibi yaparız ama aslında idrakimize yansıttığımız başkalarının ölümlü olduğu, kendimizin, bu biricik varlığın ölümle sonlanamayacak kadar değerli olduğu ve yaşamaya devam edeceğidir. Ölmeyi beyin korteksinden ruhunun derinliklerine kadar içselleştirmiş kişi ya intihar eder, ya da “ölmeden önce ölmeyi” başarmış bir erendir. Continue Reading

Gezi, Mimari Yapılar

Sevilla- İşbiliye

sev6

Mağribi mimari ve egzotik bitki örtüsü

Fas gezisinin sonunda Tanca’dan (Fas) feribotla Tarifa’ya (İspanya) geçtik, burası büyük komutan Tarık bin Ziyad’ın 711 de gelip ne olursa olsun dönmemek üzere gemilerini yaktığı yerdi. Bizler de, modern zamanın tuzu kuru gezginleri, dört yıldızlı otellerde konaklayarak geçmişin müslüman ordusunun ilerlediği yolu takip edecek ve aynı güzergahla Endülüs’ü yeniden feth edecektik, tabii kendi muhayyilemizde. Continue Reading

Kent ve Doğa

TEMİZLİK İMANDAN GELİR

2015-08-05 17.32.45

Ebubekir Ağa Çesmesi: 1793, Fatih’te Nişanca caddesi üzerinde bulunur. Haznesinin sağlı sollu çıkıntıları arasında oyma ve kabartma tezyinatlı büyük ayna taşı ile teknesi vesedleri içerlek durumdadır. Çatısı ve saçağı yoktur, üst kısmını sade bir korniş çevreler. Çeşme kitabesini Sünbülzade Vehbi yazmıştır, kitabenin sonunda Ebced hesabı ile hicri yapım yılını belirtmek gelenek idi. Vehbiya cevher tarihi virir taba sefa Bi-adil abı revan kıldı Ebubekir Ağa 1208

Bu konu, camilerin temizliği hakkında yazarken aklıma düştü. Biz temizliği imandan bilen bir toplum olarak pırıl pırıl evlerde, şartlı temizlik kuralları ile büyüdük. Batı ülkeleri temiz görünür ama şartları yoktur. Umre için gittiğimiz kutsal toprakların Araplarında ise ne temizlik ne de şart göremedik. Bu durum beni hep şaşırtmıştır, hani temizlik imandan gelirdi? Suudi topraklarında mecburen yaptığımız şehirlerarası yolculuklarda camilerin kiri, tuvaletlerin hali beni hep derin düşüncelere gark etmiştir. Continue Reading

Kent ve Doğa

Müslüman Kadın ve Moda

2015-06-14 12.44.19

Müphem müslüman kadın

Müslüman kadın ve moda..Bu iki tabir yan yana gelebilir mi? Müslüman kadın bir rahibe gibi konumlanmamıştır, dünyadan elini eteğini çekmemiş, bizatihi aktif hayatın faal bir üyesidir. Bu nedenle moda ile hem ilgilenmesi hem de onu dönüştürecek güçte olması normaldir. Sorun olan, kadının inançlarına mugayır modanın, dolayısıyla dünya efendilerinden birinin kölesine dönüşmesidir. Continue Reading

Sanat

KALEMİŞİ

 

Yavuz Selim Camii hünkar mahfilinin altındaki kalem işi

Kalemişi yarı geçirgen kâğıtlara kurşunkalem ile çizilen kurallı geleneksel desenlerin kağıt üzerinden iğnelenerek delinmesi ve uygulanacağı yüzeye söğüt ağacından elde edilen kömür tozu tamponu ile silkelenip yüzeye aktarılmasından sonra fırçalarla çeşitli renklerde boyanması ve yine ince fırçalarla tahrirlenmesi (kontür) sonucu ortaya çıkan süsleme tarzıdır. Continue Reading

Sanat

İZNİK ÇİNİSİ

Ç1

Günümüz çinisinin başlangıcı olan sır altı seramiği ilk Asurlular tarafından üretilmiş; Uygurlar, Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Osmanlıların elinden geçerek İznik’te mükemmelliğe ulaşmıştır. Continue Reading

Gezi

FAS

 

2015-06-02 20.10.29-01

Marakeş, şehrin 7 sahibinden birinin türbe tavanı

Fas’a ilk 1998 de gitmiştim, aklımda kalan karmakarışık çarşılar ile yoğun bir baharat kokusu ve bir de turistiz diye hiç bir camiye alınmayışımız. Otelde çalışanların önümüzde iki büklüm durup, her şeye “oui madame” demelerinden de çok etkilenmiştim. Bir imparatorluğun bakiyesi olan bizler kimsenin karşısında böyle eğilmeyiz ama eski Fransız sömürgesi Fas’ta hem herkes hala Fransızca konuşuyordu, hem de beyaz efendi psikolojisinden kurtulamamışlardı. Ekim 2013 de bu sefer Fas – Endülüs gezisinin ilk durağı olarak tekrar Casablanca’ya uçtuk, her iki seferde de hava açıktı ve 10 km yukarıdan atlasa bakar gibi Kuzey Afrika kıyılarını seyrettik. Bu uçma işine akıl erdiremediğimi daha önce söylemiş miydim? Her seferinde yola şöyle çıkıyorum: “Allahım sana geliyorum.” Continue Reading

Mimari Yapılar

ALACA CAMİİ

2015-05-22 22.11.44-01

Bazı mekanlardan rüzgar gibi geçeriz, hiç etkilenmeden. Bazılarıyla da tuhaf bir ünsiyetimiz vardır, orayı görür görmez bir aşinalık hisseder, uzun süren bir gurbetten sonra eve gelmiş hissi ile dolarız.

Continue Reading